Savaşın sonuna doğru, bir asker oğlu şehirden

kaçar. Ailesi onun yerine askerlik yaptı. Onun

adı, silahı ve kaybı başkasına geçer. Şehirdeki

zorba mafyası, onu kendi içinde kullanmak ister.

O ise sadece ölümden dönmekle kalmaz, kendi

hikâyesini yeniden yazmaya başlar.

Aile evi boştur. Sadece annesi kalır. Ona para

göndermek için sokaklarda çalışır. Bir gün,

mafya lideri onu işe alır. İşin karşılığı,

ailesinin güvenliği. Oysa bu iş, onu kendi içine

kaptırır. Mafya, onun eski kimliğini keşfeder.

Onun asıl adı, bir zamanlar devletin en çok

aranan adamıydı.

Bir gece, ailesi tehdit altına alınır. O,

mafyayı bırakıp kendi yoluyla hareket etmeye

karar verir. Ama bu yol, yalnızca kurtuluş değil,

aynı zamanda intikamdır. Mafya lideri, onun

geçmişindeki bir cinayeti hatırlar. O cinayet,

onun hayatını değiştiren ilk adım olmuştur.

Şehirdeki karanlık, onu daha derinlere itler.

Ama bu sefer, kendi koyduğu kuralları

çiğnemeyecek. Mafya, onun hedefi olur. O, önce

ailesini korur, sonra kendi özgürleşmesini

sağlar. Daha önceki hayatı, bir kara kış gibi

geçer. Bu defa, onun elinde yeni bir bahar

vardır.

Mafya lideri, sonunda kendisine karşı gelir.

Onun adı, şehirde bir efsane haline gelir. Ama o,

artık yalnızca bir efsane değildir. O, kendi

hikâyesini yazan kişi.