Yeni tip bir şehirde, elektrikler kesilince

yollar karanlığa bürünür. Bir polis, evinden

çıkan bir mesajla döner. Telefonun ekranında,

"Seni tanıyor muyuz?" yazısı.

İkinci gün, mahalledeki bir evin pencereleri

kırılır. Polis, sokakta bulduğu bir cesetle

karşılaşıyor. Ceset, bir aile kurbanı gibi

görünüyor. Üzerindeki etiket, "Miras" yazısı.

Üçüncü gecede, polis, bir kimsenin evine gizlice

girer. Dairedeki kitaplıkta, bir harita bulunur.

Haritada, şehrin altındaki tünel sistemi. Polis,

bu tünellerin bir zamanlar bir mafya tarafından

kullanıldığını öğrenir.

Dördüncü gün, polis, bir köpek yavrusuyla

karşılaşır. Köpek, ona uzaktan bakar. Sonra

birden koşarak uzaklaşır. Polis, köpeğin

peşinden gider. Tünele varır. Orada, bir ışık

yanar. Işık altında, bir adam duruyor. Adam,

polisin eski bir eşi gibi görünüyor.

Beşinci gecede, polis, bir banka kuyruğunda

durur. Banka, bir miras paylaşımı için

açılmıştır. Polis, içindeki bir kasa açar.

Kasada, bir silah ve bir dosya bulunur. Dosyada,

polisin eski bir göreviyle ilgili belgeler.

Altıncı gün, şehirde patlamalar başlar.

Patlamalar, tünel sistemini hedef alır. Polis,

patlamaların kaynağına ulaşır. Orada, bir mafya

lideriyle karşılaşır. Lider, polisi tanır. "Seni

bekliyorduk," der.

Yedinci gecede, polis, mafya liderinin elindeki

bir silahla karşılaşıyor. Silah, bir zamanlar

onun kendi elindeymiş. Polis, silahı tutar. Ama

elindeki kasa, açık kalır. Kasa içinde, bir

mektup bulunur. Mektupta, "Seni korumam

gerektiğini düşünmüştüm." yazısı.

Sekizinci gün, polis, şehirdeki tüm tünel

sistemini kapatır. Şehir, tekrar ışıkla dolar.

Polis, evine döner. Evde, bir çocuk yatar. Çocuk,

onun eski eşiyle aynı gözleri taşır.

Polis, çocuğun başına dokunur. Çocuk, ona

gülümser. Polis, sessizce ağlar. Şehir, yeniden

düzenlendi. Ama herkes, o geceyi hatırlar.

Herkes, karanlığın içinden çıkan bir şeyi bilir.