Yeni bir dünya, yangınların ardından doğdu.

Şehirler yanmış, sistemler çökmüş, insanlar yeni

kurallara adapte olmak zorunda kaldı. Kadın,

oğlanı kaybettiği günün hemen ardından, kıyamet

sonrası toplumun en sert kanunlarından birine

tabi oldu: çocuklara aile adı verilir, kimse

özgürce kendini tanıtmayabilirdi.

Kadın, adını değiştirmek zorunda kaldı. "

Zeynep"

olarak yaşamaya başladı, ama içinden geçen

oğlanın ismi hâlâ onu kovalıyordu. Aile

Çatışması, onun için sadece bir kavram değil,

gerçek bir mücadeledi.

O, mazlum yetimdi. Ebeveynleri ölmüştü,

koruyucusu yoktu. Biri onu alıp, başka bir

aileye bağladı. Ona "kadeh" denilen

şeyi verdi.

Zehirli Kadeh, onun kaderini değiştirecek olan

şeydi.

Kardeşinin evlenmesiyle birlikte, aile

entrikaları patladı. Kadın, bir gecede kendi

soyundan olduğunu öğrenmeliydi. Bir zengin

ailenin gizli kızıydı. Evlilik sözleşmesi, onu

başka bir erkekle bağlamakla tehdit edildi. Aile,

onun sahip olduğu bir şeye ihtiyaç duyuyordu:

güç.

Kıyamet Sonrası dünyada, her şey değişmişti.

Kimse eski düzeni hatırlamıyordu. Yeni sistem,

bireylerin kimliklerini silerek, yeni bir

toplumsal yapı kurmuştu. Kadın, bu sistemin en

zayıf noktasıymış gibi görünüyorlardı. Ama onun

içinde, bir zamanlar babasının taşıdığı bir

gizem vardı.

Kardeşi, onu korumak istedi. Ama onun da kendi

ailesi vardı. Kadın, kadehdeki zehri içip,

hayatını kaybedebilirdi. Ya da, kadehle birlikte,

tüm aileyi yok edebilirdi.

Güç yükselişi, onun elindeydi. Ama ilk adım,

kendi kaderini seçmekti. Kadın, kadehi kaptı.

Daha önce hiçbir zaman kendi kararını vermemişti.

Şimdi, onun kararı, yeni bir dünya yaratacaktı.