Erkek adlı bir adam, bir rüyada gördüğü eski bir
bilge dedenin anlattığı hikayeyi gerçek olarak
bulur. O rüyada geçen olaylar, gerçek dünyada da
gerçekleşir. Bir gece, erkek evinin kapısında,
bilge dedenin mezar taşını taşıyan bir kadını
görür. Kadın, ona "sen de o rüyayı
göreceksin"
der. Erkek, bu sözü unutamaz.
Bilge Dede, eski bir kavim lideriydi. Rüya
alemindeki hikayeleri, insanları kurtarmak için
yarattı. Ancak rüya aleminin kuralları, gerçek
dünyaya yayıldı. İnsanlar rüyalarında
yaşamlarını değiştirebiliyor, ölümlerini
erteleyebiliyor, hatta doğaüstü güçler
alabiliyorlardı. Bu yeni mekanizmaya göre,
dünyanın yapısı değişti: zaman, bellek, ölüm,
hepsi rüya alemindeki kurallara tabi oldu.
Erkek, bilge dedenin hikayesini öğrenmeye karar
verir. Yeni kuralların altında, bilge dedenin
rüyasının içine girmek zorundadır. Rüya alemi,
artık bir geçiş alanı değil, bir yaşam biçimi
haline gelmiştir. Erkek, bilge dedenin eski
yerine gider. Orada, rüyada olduğu gibi, aynı
olaylar tekrar eder. Ancak bu sefer, onun da
rüya alemindeki rolü vardır.
Bilge Dede, erkeğe "sana bu rüyayı veren benim.
Ama senin burada olması, senin gerçek olduğuna
dair bir kanıt." der. Erkek, bilge dedenin
hikayesini anlatırken, kendisinin de bu
hikayenin bir parçası olduğunu fark eder. Rüya
aleminin kuralları, onun geçmişini değiştiriyor.
Onun hafızası, rüyada yaşadığı olaylarla
karışıyor. Erkek, artık ne olduğunu
bilememektedir.
Rüya alemi, artık sadece bir rüya değil, bir
dünya haline gelmiştir. Erkek, bilge dedenin son
hikayesini anlatmak zorundadır. Ancak bu hikaye,
onun kendi hikayesidir. Rüya alemi, artık onun
da bir parçasıdır. Erkek, rüya alemiyle olan
bağını koparır. Ancak bu kopma, onu başka bir
şeyi yok etmeye yetmez. Bilge Dede, rüya
alemindeki hikayesini tamamlamak için erkeği
kullanmıştır. Erkek, bu yüzden, rüya alemindeki
kurala uymak zorundadır.
Erkek, rüya aleminden çıkarken, bilge dedenin
mezar taşını kaldırır. Mezarın altında, bir
kitap bulunur. Kitapta, rüya aleminin
kurallarının yazıldığı bir söz vardır: "Rüya
alemi, sadece kimsenin gözünde değil, herkesin
içinde yaşanır." Erkek, bu sözü okuyup, başını
sallar. Rüya alemi, artık sadece bir rüya değil,
bir hayat haline gelmiştir.


