Bir gün, soğuk CEO Cemal, 2045 yılında yıkılmış
İstanbul’un en yüksek bina köşesindeki ofisinde
otururken, bir telefon çalar. Kimse bilmediği
bir numaradan gelen mesajda, "Seni öldürmek için
buradayım" yazılır.
Yakın zamanda, kıyamet sonrası dünyanın yeni
düzeni kurulmuştur. Tüm ekonomi, teknoloji ve
toplumsal yapı, 2030’daki küresel felaketten
sonra yeniden inşa edilmiştir. Yeni sistem,
“Kurtarma Sistemi” adı verilen bir altyapıya
dayanır. İnsanlar, ölümlerini geri almak için
özel bir ödeme yapar; ancak bu işlem, sadece
zenginlerin yeteceği bir kurala tabidir.
Cemal, bu sistemin temsilcisi olarak görev
yapmaktadır. Onun sorumluluğu, ölümleri geri
alan kişilerin kimliklerini doğrulamak ve
onların maddi durumlarını kontrol etmektedir.
Ancak o, kendisinin ölümsüz olma hakkı
olmadığını fark eder.
Daha önce, bir zamanlar, bir kadının ölümünü
engellemek için para vermesine izin verilmiş ama
sonradan o kişi, onun hizmetine girmişti. Bu
olay, Cemal’in aklında bir soru işareti
oluşturdu.
Bir gece, Cemal, bir evdeki bir kızın ölümünü
engellemek isteyen bir adamla karşılaşır. Adam,
Cemal’e para vermek yerine, onun hayatına dair
bir şey talep eder: "Senin de ölümsüz olma
hakkını ver."
Cemal, bu talebi reddeder. Ama o gece, evdeki
kaza, onun gözünde bir değişim başlatır. Kız,
hayatını kaybeder. Cemal, bu olaydan sonra,
kendi ölümsüzlüğünü düşünmeye başlar.
Yeni bir plan yapar. Kendisini, kurtarma
sistemine karşı kullanmak için. Bir kumar kurar:
Eğer kıyamet sonrası dünyanın en büyük şirketini
ele geçirebilirse, kendi ölümünü geri alabilir.
Ama bu plan, onun eski düşmanları tarafından
öğrenilir. Onlar, onu öldürüp, kurtarma
sistemini elden çıkarmak istiyor.
Cemal, sonunda, kıyamet sonrası dünyanın en
güçlü ismi olur. Ama bu başarı, onun kendi
ölümsüz olma hakkı için bir bedeldir.
O, kurtarma sisteminin içine girdiğinde, kendi
ölümlerini geri alamayacağını fark eder. Çünkü o,
sadece diğer insanların ölümlerini geri alabilen
bir araçtır.
Bu, kıyamet sonrası dünyanın yeni düzeni için,
bir dönüm noktasıdır.


