Kadın, annesinin eski evinde kalan bir antika

kolyeyi bulur. Kolyenin içine kayıtlı olan bir

isim, onun gerçek kimliğini sorgulamaya zorlar.

Kolye, bir aile entrikasının anahtarıdır.

Kullanıldığında, sahibinin geçmişteki hukuki ve

toplumsal statüsünü ortaya çıkarır. Bu mekanizma,

günümüz İstanbul’unda hâlâ geçerli olan bir

gizli kanunun parçasıdır.

Kadın, bu bilgiyi öğrenirken ailesiyle olan

bağını yeniden değerlendirmek zorunda kalır.

Babası, kolyenin sahibi olduğu için uzun

yıllardır bir silik bir kaza olarak anılır.

Kolye, bir mafya şefinin eski evinde bulunur.

Şef, kolyenin sahibi olduğunu fark eder ve

kadınla tanışmak ister. Ona zarar vermek yerine,

onu korumaya karar verir.

Kadın, kolyeyi kullanmaya karar verir. Ancak

kural, kolyenin sahibi olana yalnızca bir kez

etki eder. İkinci kullanım, sahibin varsa onu

kaybeder.

Kolye, kaderini değiştiren bir bilgiyi ortaya

çıkarır: kadın, babasının ölümsüzleşmiş ruhuyla

özdeşleşmiştir. Bu, onun artık kolyenin sahibi

olmaktan çok, kolyenin kendisini sahiplenmesi

anlamına gelir.

Kadın, kolyeyi bırakır. Ama kolye, onun yanından

ayrılmaz. Yeni bir hayat, yeni bir kader, yeni

bir kimlik başlar.