Yeni doğan kız bebek, evdeki karanlık odada

kaybolur. Annenin dudakları titrerken, kapıya

gelen hafif bir vurulma sesi duyulur. Bebeğin

yatak yerine boşlukta duran elbiseyi gören anne,

sessizce yüzünü ovuşturur.

Gecenin derinliklerinde, annenin masasında

bulunan eski bir mektup açılır. Kalem ipliği

kopar; tarih 1945 yazıyor. Mevzu: "Çocuğu ölü

gibi göster." Annenin gözleri sulara bulanır,

ama sesi kesilir.

Bebeği arayan aile, annenin hafızasını

karıştırırken, dışarıda bir araç durur. Kapıya

vuran el, annenin elini tutar. Ama bebeğin sesi

çıkmaz.

Olay, annenin hâlâ çocukluk evindeki eski bir

dolaba taşınır. İçindeki sandık, yıllar önce

kaybolan bir çocukla ilgili belgeler içerir.

Kamera, annenin elindeki sigara kutusunu yakalar.

Gündüz, aile toplanır. Annenin elindeki kağıtlar,

çocukluk evindeki gizli bir odaya işaret eder.

Duvarda eski bir fotoğraf, annenin gençliğine

ait.

Sesler, odanın içindeki tuhaf bir sesle karışır.

Annenin gözleri kapalı, ama dilimdeki sözler

kelimelerden oluşur. "Bana yardım et."

Araç, eve geri döner. Annenin elindeki mektup,

olayların sonuna kadar süreceğini anlatır.

Bebeğin sesi, birden duyulur.

Sonuç, annenin karanlık odasında geçen zamanın

sonuna gelir. Bebeğin sesi, yeni bir başlangıcı

işaret eder.