Yıldızlı Gökyüzü'nde, ışık yolları yerine

kütleçekim kemerleri kullanılır. Hükümet, sivil

toplumun kontrolünü sağlamak için "korumacı

sistem" kurar. Her birey, devletin belirlediği

bir "koruyucu erkek" ile eşleştirilir.

Bu sistem,

1940'larda Osmanlı'dan kalma aile değerlerini

modern hale getirir; ancak gizli bir mekanizma

var: her koruyucu, kendi özel bir "iş" taşır.

Sarımsar, kuzeydeki bir köyden gelir. Eşi ölmüş,

devlet onu bir kumandanla eşleştirir. O da,

şehirdeki bir mafya lideri olan Cemal'dir. Onlar,

bir sözleşmeli nikahla bir araya gelir. Sosyal

sınırlar, artık fiziksel olarak da sınırlıdır:

Sarımsar, Cemal'in gözetiminde kalmak zorundadır.

Cemal, bir zamanlar çok etkili bir politikacıydı.

Ama şu anda, bir mafya şefi. Kendisi de bir

koruyucu olarak, eski bir bağlantıya sahiptir:

bir kız kardeşi, İstanbul’da bir gazeteci. Sarp

bir anı, yıllar önce onunla ilgili bir olaydır.

Sarp, şimdi Sarımsar'ın koruyucusu olurken, aynı

zamanda bir dizi gizli işlemi yürütür.

Sarımsar, Cemal'in geçmişini öğrenir. Onun, eski

bir mafya çatışmasında kaybettiği bir dostunun

kızı olduğunu fark eder. Bu ilişki, artık sadece

bir koruma değil, bir intikam planının

başlangıcıdır. Cemal, bu bağlantıyı bilir. Ama

Sarp'ın içinde bulunduğu bir şeyi bilmez.

Yeni bir olay: bir fabrika patlaması. Devlet, bu

olayı bir "iş" olarak tanımlar. Cemal, bu işe

müdahale eder. Sarp, bu olayda öldürülmüş gibi

görünür. Sarımsar, bu olaya tepki gösterir.

Ancak, Cemal'in koruması altında kalmak

zorundadır.

Sarımsar, bir röportaj yapar. İçinde, eski bir

mafya liderinin adı geçer. Bu röportaj, Cemal'in

geçmişini açığa çıkarır. Bir süre sonra, Sarp,

hayatta olduğu ortaya çıkar. Ama artık, bir

başka kimlikle.

Cemal, Sarp'ı bulmak için şehirdeki tüm

bağlantıları kullanır. Sarımsar, bu arada,

Cemal'in koruması altında kalmak zorunda kalan

bir durumda. Ama bu, yalnızca bir koruma değil,

bir tür "tavsiye sistemi"dir. Onun,

Cemal'in

geçmişini öğrenmesi, onun kendisini korumasını

zorunlu kılar.

Sonuç: Sarp, Cemal'e karşı çıkan bir güçtür.

Sarımsar, bu iki kişi arasında kalmıştır. Ama

Cemal, artık onun koruyucusu değildir. Onun,

yeni bir rolü vardır: bir kurtarıcı. Sarp, onu

korumak zorundadır. Bu, artık bir sistem değil,

bir seçimdir.

Sarımsar, bu seçimi yapar. Cemal, bu kararı

kabul eder. Ama bu, bir son değildir. Sarp,

artık başka bir yol izlemektedir. Sarımsar, bu

yolun başında durur.