1923'te İstanbul’da bir arkeolojik tapınakta
çalışırken, genç müzisyen Cemal, eski bir mezar
taşının altından bir zaman makinesi bulur.
Makine, onu 2045’e götürür; o dönemde dünya,
zamanın akışını kontrol eden bir sistemle
yönetilmektedir. Cemal, bu sistemin altında
kalan gizli bir toplumun üyesidir.
Yeni dünyanın kuralları, Cemal’in geçmişteki
ailesinin adını taşıyan bir şirketin başındayken,
onu aniden gözden çıkarır. Bu şirket, zamanın
değişmesini engellemek için herkesi denetler.
Cemal, kendisini bir mafya lideriyle bağdaştıran
bir anlaşmaya zorlanır. Bu kişi, ona geçmişteki
bir sevgilisinin hayatta olduğunu söyler.
Cemal, bu bağlantıyı doğrulamak için zaman
makinesini kullanır. Ancak, geçmişi değiştirmek
yasaktır. Makinenin kullanımı, bir hata sonucu
tüm zaman çizgilerini sarsar. Cemal, artık hem
geçmişte hem de gelecekte aynı anda var olur.
İhanet eden bir ortak, onun geçmişteki
evliliğini bozmak için zaman makinesini
hırsızlık eder. Bu kişi, Cemal’in ailesinin
ölümünü tetikleyen kimse olur. Cemal, bu ihaneti
fark ederken, zamanın dengesi tamamen bozulur.
Yeni dünya, eski tarihleri silmeye başlar. Cemal,
kendi varlığını kaybetmek üzereyken, yalnızca
bir an için eski zamanlara döner. Orada, bir
kadınla buluşur. O, geçmişteki sevgilisiymiş.
Onunla birlikte, zamanın yeniden düzene girmesi
için bir plan yapar.
Sonuç olarak, Cemal, zamanın akışını kendi
bedeliyle durdurur. Ama bu, sadece geçici bir
çözüm olur. Zaman, hâlâ onu bekler.


