Eski bir tapınakta yapılan kazıda, eski bir taş
levha bulunur. Levha, 1923 yılında kurulan yeni
devletin ilk yıllarında kaybolmuş bir sihirbazın
el yazısıyla yazılmıştır. Levhanın altında,
kırmızı bir taş parçası bulunur; bu taş, hâlâ
ışık yayar.
Kazıcılar, taşın etkisini test etmek için bir
çocuğa yaklaştırır. Çocuk, taşın yanına
yaklaşınca aniden kendini başka bir zaman ve
yerde bulur. Gördüğü insanlar, ona "son şans"
diyor. Taş, o anda bir geçiş noktası haline
gelir.
Yeni devletin ilk yıllarında, genç bir adam,
babasının ölümünden sonra ailesinin mirasını
almak isteyen bir dostunun planına kurban edilir.
Adam, bu durumdan kurtulmak için taşa ulaşır.
Taş, onu 1923 yılına götürür. Ancak burada,
olayların gerçekte nasıl geliştiğini öğrenir.
Adam, geçmişteki olayları değiştirerek kendi
hayatını kurtarmaya çalışır. Ama bu değişiklik,
dönemin toplumsal yapısını da ters yüz eder.
Kaldırılan baskılar, yeni sorunlar doğurur. Halk,
yeni devletin hedeflerini unutur.
Taş, bir kez daha ışık yayar. Bu sefer, bir
kadının eline geçer. Kadın, gizemli bir gücün
sahibidir. O, taşın gücüyle geçmişteki bir
adaleti yeniden inşa etmeye karar verir. Ama bu
güç, yalnızca o dönemdeki insanların kalbini
çeker.
Adam, taşın yeniden ortaya çıkışıyla karşılaşır.
Bu defa, taşın gücüyle birlikte, kendi
hatalarını da görecektir. O, geçmişteki olaylara
müdahale ederken, kendi geleceğini de yok eder.
Taş, sonunda bir köyde, bir dulün eline geçer.
Dul, taşın gücünü kullanarak kendi hikayesini
tekrar yazar. Ama bu hikaye, yalnızca onun için
değil, tüm toplumun yeni bir başlangıcını da
getirir.
Karanlık yıldız, ışığını yitirir. Ama taş, hâlâ
yerde durur. Herkes, onu görmeye çalışır. Ama
hiçbirisi, onun gerçek değeri hakkında konuşmaz.


