Yeni bir dünya meydana gelir. Günümüz anında,
teknolojik devrimle insanlar beynine bağlanan
bir sistemde yaşamaya başlar. Her bireyin
düşünceleri, duyguları ve hatta istekleri
kontrol altına alınır. Bu sistem, toplumun
tamamını birbirine bağlar ve herkese eşit bir
erişim sunar. Ancak bu denge, sadece güçlü
olanlar için geçerlidir.
Erkek, yetenekli bir doktordur. Daha önceki
hayatında, sadece bilimsel başarılarla dikkat
çekerdi. Ancak şimdi, yeni düzenin içinde, onun
beynindeki bir sensör, onun karanlık
hafızalarını açığa çıkarır. Bir zamanlar, bir
ailenin gizli kimliğiyle ilişkilendirilen bu
hafızalar, onu bir süpergüçlü olarak tanıtır.
Oysa, bu gücü elde etmek için başka birinin
canına kıymak gerekir.
Bir gün, hastanesinde çalışan bir kadın, onun
gözlerinin içine bakar. Onun beynindeki sensör,
o kadının da aynı gizli kimliğe sahip olduğunu
gösterir. Kadın, geçmişte onu kurtarmıştı. Şimdi
ise, onun güç yükselişini engellemek istiyor.
Ancak, bu yeni düzen, onların birlikte hareket
etmesine izin vermez. Her ikisi de, başka biri
tarafından kontrol ediliyor.
Erkek, bu sistemin bir parçası olmamak için,
kendi zihinsel sınırlarını aşmaya çalışır. Ama
bu, ona çok fazla maliyet getirir. Zihni,
sürekli saldırıya uğrar. Hatta bazı anlarda,
kendini başkası gibi hisseder. Bu durum, onun
gerçek kimliğini unutmasına neden olur.
Kadın, onun başına gelenleri fark eder. Onu
korumak için, kendi sensörünü kapatır. Bu, onun
için bir suçtur. Çünkü bu sistem, herkesin
gözlerinde görünür olmayı zorunlu kılar. Kadın,
bu yüzden hedef alınır. Erkeğin gözleri, onun
kayboluşunu takip eder.
Sonuçta, Erkek, kendi gücünü kullanarak, kadını
kurtarır. Ancak bu, onun kendi özgür iradesini
kaybetmesiyle sonuçlanır. Yeni düzen, onu
yeniden tanımlar. Artık, yalnızca bir araçtır.
Gücü, onun kendi hedeflerini yerine getirmek
için kullanılır.
Bu dünya, artık eski değil. Ancak, her yeni güç,
bir başka karanlık gölgeleri getirir.


