Erkek, günün en yüksek bacasında çalışan bir
mühendis. Yeni evlendiği kadın, ailesiyle aynı
binada yaşıyor. Her sabah, onunla merdivende
karşılaşıyor. Onun gözlerindeki değişiklik fark
ediliyor.
Günümüzdeki şehir, önceki yılların izlerini
taşıyor. Trafik, duman, hava. Ama her şeyin
altında, başka bir gerçek var. Bir kulede
yaşayanlar, doğaüstü güçler taşıyor. Bu güç,
sadece kalbinin sesini duyanlara veriliyor.
Erkek, bir gece kuleye gider. Yanında olan üvey
annesi, onu buraya getiriyor. "Senin için bu
gücü kullanman gerek," diyor. Ama Erkek, bu
gücün ne olduğunu bilmiyor.
Kuledeki insanlar, onun kaderine karışıyor. Bir
çocuk, onun eski bir dostu. Onunla konuşurken,
Erkek’in anıları yanıyor. Babası, onu kovduktan
sonra kaybolmuştu.
Üvey anne, Erkek’e sözleşmeli nikah teklif eder.
"Sana bu gücün yarısını vereceğim. Ama sen de
benim için bir şey yapman gerekiyor." Erkek,
reddeder. Ama o, onun ailesinin sırlarını bilir.
Erkek, kuledeki bir köşede kalmaya karar verir.
Geceleri, güçleri denemeye başlar. Birkaç günde,
bir kadının canını alır. Ama bu, onun kaderini
değiştirecek.
Üvey anne, onun kuvvetini kullanmak istiyor. Ama
Erkek, artık korkuyor. Onun kaderi, babasının
olduğu yerde. O da, kuledeki biri.
Erkek, son şansı olacak. Üvey anne, onun gücünü
kullanmak istiyor. Ama o, artık kendisi değil.
Babası, onunla konuşur. "Senin için bu gücü
verdim. Ama senin seçiminin sonucu olacak."
Erkek, kuledeki son katı terk eder. Gücü bırakır.
Üvey anne, onunla savaşır. Ama Erkek, artık
yalnız. Daha fazla kalmaz.
Şehir, eski haline döner. Ama Erkek, kendi
hikayesini yazmaya başlar. Hüzünlü bir son. Ama
kendi seçimiyle.


