Kırmızı ceketli bir adam, İstanbul’un

sokaklarında yürüyordu. Trafik ışıklarının

yanmasından sonra, bir araba durdu. Arkadan bir

el onun omzuna dokundu. "Sana bu kadar çok şey

anlatmak zorunda kaldım," dedi kadın. Erkek,

gözlerini kırpıştırarak ona baktı. Kimdi? Neden

buradaydı?

O gün, o kadın, Osmanlı döneminin son yıllarında

yaşamış bir hanımefendiye ait bir mektubu

taşıyordu. Meşrutiyet’in çöküşüne tanık olmuş

bir aile, gizlenen bir hazineyi korumak zorunda

kaldı. Meşrutiyet’in son dönemleri, toplumda

yeni bir düzen doğurmuştu. Klasik kıyafetler

yerini modern kıyafetlere bırakmıştı. Ama hâlâ

bazı gizemler varken, herkesin gizli kimlikleri

vardı.

Erkek, polis olduğuna inanıyordu. Ama o mektup,

onun gerçek kimliğini sorgulatıyordu. Babası,

bir zamanlar Osmanlı’da yüksek rütbeli bir

subaymış. Annesi ise, bir mülteciden başka bir

şey değildi. O gün, babası onu evden

uzaklaştırmıştı. "Senin için daha iyi bir dünya

var," demişti. Ama o dünya, onun içindeki gizemi

yok etmişti.

İstanbul’un sokakları, bir dizi karanlık olayla

doluydu. Kaçırılma olayları artıyordu. Bir baba,

kızını kaybettiği için deliye döndü. Bir anneye

göre, kızı bir mafya grubu tarafından

kaçırılmıştı. Erkek, bu olaylara karışmamayı

seçti. Ama mektup, onu zorladı. Meşrutiyet’in

son yıllarında, bir adalet sistemi kurulmuştu.

Ama o sistem, bazı insanların gizli kimliklerini

ortaya çıkarmak için kullanılıyordu.

Erkek, kadını bulmaya karar verdi. Kadın, bir

köşede bekliyordu. Ona doğru yürüdüğünde, birkaç

kişi onları izliyordu. Bir silah sesi patladı.

Kadın yere düştü. Erkek, onu kollarına aldı. "Ne

oluyor?" diye sordu. Kadın, "Onlar seni

yakalayacak," dedi. Erkek, kendini korumak için

silahını çekti. Ama o silah, onun babasının

kullandığı aynı türdü.

Geceler, şehirde sessizliğe büründü. Erkek,

kadını götürdü. Onlar, bir eski evde saklandılar.

Kadın, mektubu açtı. "Bu hazine, sana ait,

" dedi.

Erkek, şaşkına döndü. Hazine, bir miras mıydı?

Ya da bir suç mu? O gece, erkek, kendi kimliğini

sorgulamaya başladı. Ama o sorgulama, onu

yalnızca bir adım ileriye taşıyordu.

Erkek, kadını kurtardı. Ama o kurtarma, onun

hayatında yeni bir başlangıç anlamına geliyordu.

Gizli kimliği, onu önce korkutmuştu. Ama şimdi,

onun geleceği için bir umut haline gelmişti.