1923 yılında, İstanbul’un sokaklarında bir araba
kazası gerçekleşir. Kadın, başından gelen
darbeye rağmen hayatta kalarak kendi kimliğini
unutur. Gözlerini açtığında, evi boş, ailesi yok,
adı bilinmeyen bir yerde bulunur. O gün, onun
kaderi değişir.
Otomobilin sahibi olan erkek, olaydan sonra
hemen kaybolur. Kadın ise, aniden ortaya çıkan
bir miras belgesiyle karşı karşıya kalır.
Belgede, Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet adamı
olan bir babanın adı geçer. Bu, onun kimliği
için yeni bir başlangıçtır.
Kadın, sadece bu belgeye dayanarak İstanbul’un
eski semtlerine yönelir. Orada, eski evlerin
yıkıntıları arasında, bir şairin kitaplığı bulur.
Kitaplarda, onun doğduğu ailenin tarihi yer alır.
Ama bu tarih, artık sadece bir fikir değil, bir
tehdittir.
Erkek, kaza sonrası kendi kimliğini de
yitirmiştir. Onu bir askeri hastane bulur.
Burada, bir doktorun dikkatini çeker. Doktor,
onun bir siyasi mahkum olduğunu fark eder. Erkek,
1923’ten beri iz bırakmayan bir silahla
yaşamaktadır.
Kadın, şairin kitaplığında bir mektup bulur.
Mektupta, bir evlilik sözleşmesi vardır. Bu,
onun kader bağlarını tetikler. Mektup, bir mafya
liderinin kızına aittir. Kadın, bu bağdan kaçmak
istese de, kader onu geri çeker.
Erkek, doktorun yardımıyla özgür olmaya çalışır.
Ama bir gizli örgüt, onu takip eder. Bu örgüt,
eski Osmanlı sınırlarında bir güç oluşturmak
istemektedir. Erkek, bu gücü tanıdığı bir isimle
ilişkilidir.
Kadın, kader bağları içinde yeniden bir aile
bulur. Ama bu aile, eski bir mafya ailesidir.
Onlar, onun kaderini değiştirecek bir plan yapar.
Kadın, bu plana katılmak zorunda kalır.
Erkek, gizli örgütün elindeki bir silahı çalar.
Bu silah, eski bir Osmanlı askeri düzenini
yeniden canlandırabilir. Ama bu silah, aynı
zamanda kader bağlarını da etkileyebilir.
Kadın, erkekle birlikte bir karanlık evde
buluşur. Orada, kader bağlarının gerçek anlamını
öğrenir. Bu bağlar, yalnızca kimseleri değil,
aynı zamanda dünya düzenini de değiştirebilir.
Kara evin kapısı kapanır. Kader bağları, bir an
için çözülür. Ama bu çözülme, başka bir bağın
doğuşunu getirir. Her ikisi de, kaderin yüzüne
bakar. Ve bu yüz, artık farklıdır.


