Erkek, İstanbul’un en eski mahallesinde bir

mezar taşına çarpar. Taşın altındaki kuyuya

dalar. Kuyunun dibinde bir ceset vardır. Ceset,

1923’te kaybolan bir askerdir. Erkek, cesedin

elindeki bir kağıt parçasını alır. Kağıtta,

Osmanlı'nın son yıllarında imzalanan bir kan

antlaşmasıdır. Antlaşma, devletin kurulmasından

sonra gizlenen bir gizemle ilgilidir.

Erkek, bu antlaşmayı anlatan bir kitap bulur.

Kitap, bir mafya liderinin eline geçer. Lider,

antlaşmanın varlığını bilir ve erkeği hedef alır.

Erkek, şehirde gizlenmeye başlar. Ama mafya, onu

her köşede bulur. Erkek, kendi ailesinin bu

antlaşmada yer aldığını fark eder. Babası,

antlaşmanın bir parçasıdır.

Erkek, bir gizemli yabancı ile karşılaşır.

Yabancı, antlaşmanın gerçek anlamını bilir.

Yabancı, erkeğe bir şans verir: antlaşmayı yok

etmek veya onunla yaşamak. Erkek, şansı seçer.

Yabancı, ona bir kavanoz verir. Kavanozda,

Osmanlı’dan kalan bir kan vardır. Kan,

antlaşmanın anahtarını tutar.

Erkek, mafya liderini öldürür. Kan, antlaşmayı

bozar. Şehir, yeni bir düzen kazanır. Erkek,

yabancı ile birlikte gizlenir. Ama kan, onların

kaderini değiştirecektir.