1923 yılında, İstanbul'da bir aile,

modernleşmeyle zorlu bir geçişte bulunur. Kadın,

bir gece evde uyurken aniden kendini başka bir

bedende bulur. Kolları uzamış, gözleri farklı.

Bir an sonra eski vücutta uyanır ama bu defa

başkalarının bakışlarında değişiklik vardır.

Kimliği sorgulanmaya başlar.

Üvey anne, bu olayı kendi planlarına çevirir.

Kadının yeni gücü kullanarak, ailenin siyasi

dostlarını etkisiz hale getirmeyi hedefler.

Kadın, kendi bedeninde değil, başka biri gibi

davranmak zorunda kalır. Ama bir gün, kendi

sesiyle konuşurken kendini tanımaz. Bu, onun

özgün kimliğinin kaybolmasıdır.

Yeni kimlik, bir şairin eline geçer. Onunla

buluşmaları, kadını bir dünya daha tanıtmaya

zorlar. Ancak üvey anne, bu ilişkiyi engellemek

için kara kartalın silahını kullanır. Kadın,

kendi gücünü kullanarak savunmaya geçer ama bu

defa aynı bedende değil, başka biri gibi hareket

eder.

Sonuç olarak, kadın, eski kimliğini yeniden

kazanır ama bu kez yalnız değildir. Yeni bir bağ

kurmuştur. Üvey anne, güç kaybettiği için

aileden uzaklaşır. Cumhuriyet Dönemi, artık

öncekinden farklı bir şekilde ilerler. Doğaüstü

güçler, insanların başına bela olmaya devam eder

ama bu defa, kimlik değişimleri daha dikkatli

yönetilir.