Yeni Halk Caddesi'nde bir kahvehanede çalışan
bir dul, kocasının ölümünden sonra ailesiyle
birlikte yeni bir hayat kurmaya çalışır. Bir
gece, kahvehanenin sahibi olan bir adam onu
kendi evine çağırır. Onunla geçen gece, bir
anlık ılıkta başlar ama sabahleyin, dulün
karında gizli bir bebek oluşur.
Kahvehane sahibi, bebeğin babası olduğu
iddiasını reddeder. Ama dul, o geceki hafifçe
dokunmanın sadece bir rastlantı olmadığını
hisseder. Kadın, bebeğin annesi olmak zorunda
kalır ve bu durum, aile içi bir kargaşaya neden
olur.
Yasak ilişki, kahvehane sahibinin eski dostu
olan bir siyasetçiye ulaşır. Siyasetçi, dulün
çocuğunun babası olduğunu iddia eder. Kahvehane
sahibi, bu iddiayı reddeder ama bebeğin kan
grubu, siyasetçininkinden farklıdır. Bu fark,
her iki erkeği de başka bir yol boyunca itler.
Siyasetçi, dulün ailesini tehdit eder. Kahvehane
sahibi, kendi ailesine karşı gelmek yerine,
delil olarak bebeğin doğum belgesini saklar. Bu
belge, bebeğin doğduğu mahalledeki bir kadın
tarafından imzalanmıştır.
Dul, bebeğin gerçek annesini bulmaya çalışırken,
kahvehane sahibiyle olan ilişkisi yüzünden
toplumdan uzaklaşır. Ama siyasetçi, bebeğin
kimliğiyle oynayarak onu kontrol altına almak
ister.
Sonuçta, bebeğin annesi, dulün eski komşusudur.
O da, bebeği kaybetmiş ve dulün eline geçmesini
istemektedir. Kahvehane sahibi, bebeği korumak
için ailesini terk eder.
Dul, bebeği kurtarmak için siyasetçiyi bir banyo
tuvaletinde boğar. Bebeği kollarına alır ve
kahvehanenin arka kapısından kaçar. Yeni Halk
Caddesi'nde, bebeğin annesiyle buluşur.
O gün, bebeğin adı koyulur. Dul, artık yalnız
değil. Ama kahvehane sahibi, o geceki olaylar
sonucu ölüyor.


